SONUNDA BALATA GİTTİM!!
Tekrardan merhabalarr.Bir buçuk senedir sürekli gitmek istediğim ama bir türlü gidemediğim yere gittim sonunda.Balata...Daha da doğrusu balatta bulunan Fener Rum Lisesine ve Patrikhanesine tabi ki.Fotoğraflarda görüp ihtişamıyla büyülenmiştim.En sonunda kalktım gittim bir arkadaşımla.Ulaşım zaten zor değil.Eminönünden kalkan otobüslerden biriyle gidiliyor.Tabi biraz da yürüme mesafesi var ama çok değil.Yürüme mesafesinde pek çok kafe var dilediğinize oturabilirsiniz; fakat önceden araştırıp gitmekte fayda var.Biz oturmadığımız için önerebileceğim bir yer de yok :/ Neyse.O zaman ilk olarak oraya yürürkenki caddelerden bahsetmek istiyorum.Hatta koydum fotoğrafı şimdi.
Yollardan geçerken sanki cennet mahallesindeymişsiniz gibi hissettiriyor insana bu caddeler.Sanki şehir buraya hiç uğramamış,orası o saflığıyla,doğallığıyla kalmış gibi.Şu çamaşırlar bile ayrı bir hava katıyor zaten.
Yolda pek çok şeyle karşılaşabilirsiniz.Mesela fotoğrafçı göreceksiniz bu caddeleri fotoğraflayan,kendi evinden karşıdakine seslenen teyzeleri ya da kapısı önünde çay yudumlayan amcaları...Kısacası doğallığıyla etkileyen bir yer burası.
Size de değişik hissettirmiyor mu bu tarz yapılar?Kim bilir içinde ne hayatlar,ne yaşanmışlıklar var asla göremeyeceğimiz,bilemeyeceğimiz...
Bu yolları aşınca ilk önce meşhur lisenin tepesini görüyorsunuz uzaktan.Ben ilk gördüğümde aşırı heyecanlandım.E bir buçuk sene sonuçta.E Özge alt tarafı bi bina demeyin,Fatih Sultan Mehmet dönemine dayanan bir eğitim,yüz yılı aşkın bir bina,çok farklı bir mimari...Etkilenmemek elde değil.
Vardık okulaaa.Okula giriş malesef ki yok.Yani bildiğim kadarıyla yok.Zaten kapısı da kapalıydı.Uzaktan herkes fotoğraf çekiniyordu.Hatta çok tatlış bir kedi vardı maskotu gibiydi oranın.
Kısaca tarihçesi bu.Zamanında Fatih Sultan Mehmet'in izniyle okul "Fener Rum Mekteb-i Kebiri" adıyla eğitime devam etmiş.Bina yine bu okuldan mezun olan mimar Kostandin Dimadis tarafından, zengin Rumların bağışıyla inşa edilmiş.Bir dönem Kuruçeşmede eğitim veren okul sonra tekrar Fenere dönmüş ve bu binanın yapılmasıyla 1881'den bu yana burada eğitime devam etmiş.İşin ilginç yanı koskocaman okulda sadece 53 kişinin eğitim görüyor olması.Bu da böyle bir detay.Onun dışında şu anki müdiresi okulun ilk kadın müdürüymüş.560 yıllık okulun ilk kadın müdürü olmak...Gerçekten çok güzel.

Bunların dışında patrikhaneye de gittik fakat bence çok ilgi çekici bir şey yoktu.Klasik kilise.Onun da fotoğraflarını koydum gitti.
Yollardan geçerken sanki cennet mahallesindeymişsiniz gibi hissettiriyor insana bu caddeler.Sanki şehir buraya hiç uğramamış,orası o saflığıyla,doğallığıyla kalmış gibi.Şu çamaşırlar bile ayrı bir hava katıyor zaten.
Size de değişik hissettirmiyor mu bu tarz yapılar?Kim bilir içinde ne hayatlar,ne yaşanmışlıklar var asla göremeyeceğimiz,bilemeyeceğimiz...
Bu yolları aşınca ilk önce meşhur lisenin tepesini görüyorsunuz uzaktan.Ben ilk gördüğümde aşırı heyecanlandım.E bir buçuk sene sonuçta.E Özge alt tarafı bi bina demeyin,Fatih Sultan Mehmet dönemine dayanan bir eğitim,yüz yılı aşkın bir bina,çok farklı bir mimari...Etkilenmemek elde değil.
Vardık okulaaa.Okula giriş malesef ki yok.Yani bildiğim kadarıyla yok.Zaten kapısı da kapalıydı.Uzaktan herkes fotoğraf çekiniyordu.Hatta çok tatlış bir kedi vardı maskotu gibiydi oranın.
Kendisi aşırı insancıl.Çok da normal.Gelen geçen seviyordu zaten.Hatta fotoğraf çektirirken geldi kucağıma oturdu yavrucak.
Bunların dışında patrikhaneye de gittik fakat bence çok ilgi çekici bir şey yoktu.Klasik kilise.Onun da fotoğraflarını koydum gitti.
Son sözü de bu fotoğraflar söylesin....
Kendinize iyi bakın.Bayyyyy
Yorumlar
Yorum Gönder